Yeniden Logo

Travma Bilgili

Travma Bilgili

Travma Bilgili

Bazı deneyimler yaşandıkları anda bitmez. Bedende bir gerginlik, ilişkilerde bir temkin ya da nedenini tam bilemediğimiz bir tetikte olma hali olarak bugüne taşınırlar. Travma bilgili yaklaşım, bu izlerin bir zayıflık ya da kusur olmadığı fikrinden yola çıkar. Onlar, zor bir dönemde sizi korumak için gelişmiş ve bir zamanlar gerçekten işe yaramış uyum biçimleridir.

Bu yaklaşım tek başına bir teknik değil, bütün süreci şekillendiren bir bakış açısıdır. Odak “sende ne yanlış?” sorusundan “sana neler oldu, sen de bununla nasıl baş ettin?” sorusuna kayar. Böylece sorun gibi görünen pek çok tepki, anlaşılabilir ve anlamlı bir hikâyenin parçası haline gelir.

Görüşmelerimizde bu nasıl görünür?

Önce güvenlik: Zor konulara geçmeden önce, kendinizi bu odada ve bu ilişkide yeterince güvende hissetmenize zaman ayırırız. Güven, sürecin başında bir kez kurulup bırakılan bir şey değildir. Her görüşmede yeniden özen gösterdiğimiz bir zemindir.

Kontrol sizde: Neyi, ne zaman ve ne kadar anlatacağınıza siz karar verirsiniz. Ayrıntılara girmeden de çalışabiliriz. Bir konuda durmak, ara vermek ya da yön değiştirmek her zaman mümkündür.

Şeffaflık: Neyi neden yaptığımızı açıkça konuşuruz. Süreç size yukarıdan uygulanan bir şey değil, birlikte kurduğumuz bir yoldur.

Bedeni de dinlemek: Travmanın izleri çoğu zaman sözcüklerden önce bedende belirir. Nefesinize, bedensel duyumlarınıza ve kendinizi buraya ve şimdiye bağlayan küçük anlara dikkat etmeyi öğreniriz.

Güçlü yanlarınızı görmek: Bugüne kadar ayakta kalmanızı sağlayan kaynakları fark etmek, en az zorlukları konuşmak kadar önemlidir.

Bağlamı göz ardı etmemek: Yaşadıklarınızı yalnızca bireysel bir mesele olarak değil, içinde bulunduğunuz ilişkiler, aile ve toplumsal koşullarla birlikte ele alırız.

Kimler için uygun olabilir?

Geçmişte ağır ya da tekrarlayan zorlayıcı deneyimler yaşamış, sürekli tetikte hissedip rahatlamakta zorlanan, ilişkilerde güvenmekte güçlük çeken ya da “artık geçmiş olmalıydı ama geçmiyor” duygusunu tanıyan herkes için. Bu yaklaşım ayrı bir yöntem olarak değil, birey merkezli, şema odaklı ya da bilişsel davranışçı çalışmanın içine işleyen bir duyarlılık olarak yer alır.

Japonlar kırılan bir kâseyi atmaz; çatlaklarını altınla birleştirir. Böylece kırık saklanmaz, kâsenin hikâyesinin bir parçası olur. Burada da amacımız yaşananları silmek değil, onları taşıyabileceğiniz bir yer açmak ve kendinizi yeniden evinizde hissedebileceğiniz bir hayata doğru yavaş yavaş yürümek.

Travma Bilgili | Yeniden Psikolojik Danışmanlık